K24

    Baas Anayasasının yamanma çabası

    HASAN KARASUNGUR
    Astana Toplantısı’ndan sonra Moskova’da bir toplantı yapıldı. Önümüzdeki günlerde 2’inci Astana ve 4’üncü Cenevre toplantısının yapılacağı söyleniyor. Bu tür uluslararası toplantı ve platformların tümünde şimdiye kadar daha çok askeri durum ve ateşkes üzerinde duruldu. Bundan sonra ise yapılacak olan görüşmelerde genel olarak Suriye sorunlarının siyasi çözümü üzerinde durulacağı açık. Rusya Moskova’da zaten bunun startını verdi. Ama unutmayalım ki bundan önce Kürt halkı ve Rojava’nın halk bileşenleri Demokratik Suriye Federasyonu ve Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu Projesi’ni gündemine almış ve bu gündem üzerinden birçok tartışma yürütülmüştü.
    QSD Suriye’nin genel askeri gücüdür
    Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Suriye’nin genel iradesidir ve demokratik-ulus paradigmasına uygundur. Demokratik Suriye Güçleri (QSD)  ise Suriye’nin genel askeri gücüdür. Yine Demokratik Suriye Federasyonu Anayasası hazırlandı ve bugünlerde kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor. Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu Anayasası ise Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu ilan edildiğine onaylanmıştı.
    Önümüzdeki günlerde yapılacak olan 4’üncü Cenevre Toplantısı önemlidir. Siyasi konuların da tartışılacağı açıktır. Suriye meseleleri üzerinde yürütülmüş olan bu uluslararası toplantılarda şimdiye dek Rojava Devrimi ve Kuzey Suriye halk bileşenleri dışında hiç kimse çözüme yönelik herhangi bir proje, bir perspektif geliştirmiş veya sunmuş değil. Sadece bundan birkaç gün önce Moskova Toplantısı’nda Rusya, hazırladığı Suriye Anayasası Taslağı’nı kamuoyu ile paylaştı.
    Baas rejimi anayasasının yamanmasıdır
    Bu anayasa taslağına, Suriye sorunlarını ele alması ve çözüm yöntemi bakımından olumlu bakılabilir. Ancak içeriğine baktığımızda, içinin daha çok boş olduğu görülüyor ve demokratik yeni Suriye’ye göre değil. Devletin restore edilmesi de değil, Baas rejimi anayasasının yamanmasıdır. Şüphesiz bazı ana maddelerde değişiklik var. Ancak konu Kürt Halkı’nın hakları olunca bu taslağın hiçbir önemi ve anlamı yoktur. Sonuç olarak Rusya, Kürt Halkı için ‘Özerk Kültür’ü sunuyor. Daha da açık söylemek gerekirse Kürtler dili ve kültürüyle yaşayabiliyor; ancak anayasa taslağında Kürt Halkı kimlik olarak tanınmıyor. İdarî anlamda Kürt Halkı’nın kendini yönetmesine onay verilmiyor. Diğer toplumların ve halk bileşenlerinin de hakları tanınmıyor çoğunlukla. Rusya’nın sunduğu anayasa taslağı ile Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu Toplumsal Sözleşmesi arasında çok ciddi farklar var. Kürt Halkı ve Kuzey Suriye Federasyonu’nda yaşayan Arap, Asurî, Süryanî, Türkmen, Çeçen, Çerkez, Alevi, Sünni, Êzidî Hristiyan..vb halk bileşenleri şüphesiz bu anayasa taslağını kabul etmeyecektir.
    Kürt halkı ve diğer halk bileşenlerinin de Rusya’nın taslağını reddetme hakkı vardır
    Bugüne kadar verilen mücadeleler, ödenen bedeller, alınan sonuçlar, elde edilen statüler ve kazanımlar; Rusya’nın anayasa taslağına göre reddediliyor. Eğer Rusya, federasyon ve Federal Suriye projesine açık olmazsa, Kürt halkı ve diğer halk bileşenlerinin de Rusya’nın taslağını reddetme hakkı vardır.
    Hiç kimse ve hiçbir güç, Demokratik Suriye Federasyonu ve Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’na karşı duramaz. Bu bir mücadele konusudur, Kuzey Suriye’deki tüm halk bileşenleri yapılacak olan uluslararası toplantılara ve platformlara hazır olmalıdır, kendi hakikatinize ve demokratik projenize olan güveniniz tam olsun.
    (ge/u)
     

    Top News