K24

    ‘Suriye için gerçek çözüm Demokratik Federasyon sistemidir’

    QAMIŞLO- Suriye Cephesi başkanı ve Suriye’deki Uluslararası İnsan Hakları Platformu Başkan Yardımcısı Lema El Etasi, Kuzey Suriye’de Demokratik Federasyon sisteminin Suriye sorunlarında kalıcı çözüm için esas alınması gerektiğini, belirtti.
    Suriye’deki sorunların ele alındığı uluslararası toplantılara ve çözüm tartışmalarına ilişkin ANHA’ya konuşan Lema, toplantıları organize edenlerin de toplantıya katılan güçlerin de dar siyasi çıkarlarını bir kenara bırakarak çözüme odaklanmalarının sonuç alabileceğini, kaydetti.
    Rusya’nın Soçi kentinde Suriye’deki sorunların çözümü için yapılacak toplantı son dönemlerde gündemde yer edindi. Siz Suriye’deki sorunların çözümü için yapılacak ve farklı kesimlerin katılacağı böylesi bir toplantıyı nasıl görüyorsunuz?
    Biliyorsunuz bu toplantı ertelendi. Böylesi bir toplantıyı kimin organize ettiğine bakılmadan, o toplantıyı doğru değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü sonuçta bunu organize edenler kimin katılacağına karar veriyor. Rusya’da etkin olan kimi siyasetçilerin Suriye rejimi ile ya da onlara yakın olanlarla maddi çıkar temelli ilişkileri mevcut. Rusya da tıpkı Katar ve Türkiye gibi Suriye muhalefet kesimleriyle ilişkilenirken çıkar hesapları yapıyor. Örneğin rejimin yeniden güçlenmesini istemeyen kesimleri öteledi. Fakat biz yine de Suriye’deki sorunların çözümü için atılacak tüm adımları destekliyoruz. Fakat bu tür organizasyonlara öncülük edenler tüm kesimlere demokratik ve özgür şekilde görüşlerini paylaşma imkanı sunmalıdırlar.
    Bildiğiniz gibi şimdiye kadar 7 kez Cenevre’de 7 kez de Astana’da toplantılar yapıldı. Fakat bu toplantılara Kürtler dahil edilmedi. Sizce Kürtler neden dahil edilmiyor? Bir de bölgede esas bir güç olan Kürtlerin dahil edilmeden sonuç almak mümkün mü?
    Suriye’deki Kürtler birçok kez görmezden gelindi. Aslında sadece Kürtler de görmezden gelinmedi. Bu güçlerin görmezden gelinmesi bilinçli bir şeydir. Suriye sorununda etkinliği olan BM de, özellikle devletleri uzlaştırma konusunda etkili bir güçtür. Sorunun çözümü konusunda çözüm önerileri olan tüm güçlerin önerileri de Cenevre, Astana’daki güçler ya da Rusya’nın ön gördüğü çerçevede değildir. Örneğin Cenevre toplantıları devletlerin egemenliğini ön görüyor. Yani sadece bazı tarafların hakimiyetini ön görüyor. Ama buna karşın bazı tarafları görmezden geliyor. İktidarcı ve devletçi egemenliğin sorgusuna izin vermiyor. Ön gördükleri değişim sadece yolsuzluğa bulaşmış iktidar güçlerinin değişimidir. Yani iktidar olgusu değil, iktidarı elinde bulunduranların değişimi ön görülüyor. Bu yaklaşım da ya İran yerine Türkiye’yi ya da başka bir gücü tercih etmeyi doğuruyor.
    Astana görüşmeleri de benzer şekildedir. Amaç, pratik bir adım olarak hakim güçler arasında bir an önce askeri askeri hakimiyet odaklı bir anlaşma ortaya çıkarmaktır. Başka bir anlatımla halkı kendisine köle gören ve iktidar güçlerinin çıkarlarını önceleyen bir anlaşmaya varmaktır amaç.
    Rusya’nın Soçi kentinde yapılması ön görülen toplantı da aslında Cenevre’ye bir cevap niteliğindedir. İran Cenevre sürecinin dışında tutuldu. Rusya İran’ı başarılı göstermek istiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin etkisiyle tutumlarını değiştirdiği muhalif kesimlerin bu toplantıda yer almasını istiyor. Yine aynı şekilde rejimin güçlenmesi için Moskova ile ortak hareket edip destek veren güçleri de mükafatlandırmak istiyorlar. Bununla birlikte Suriye’deki tüm tarafları toplamaktan söz ediliyor. Bu oldukça tehlikeli bir durumdur.
    Türkiye’nin PYD’nin bu toplantıya katılmasına tepkisine Rusya “PYD Suriye Kürtlerinin temsilcisidir” cevabı verdi. Türkiye’nin bu tepkisini nasıl okuyorsunuz?
    PYD 2011’den bu yana zihniyet ve sistemsel açıdan önemli bir açılım sağladı. PYD Suriye’deki sorunların demokratik bir mecraya akıtılarak bu şekilde çözülmesi için öncülük rolü gördü. Heyet El Tensiq’e karşı çıkarak Suriye’de siyasi ve toplumsal açıdan demokratik dönüşüm mücadelesi yürüterek coğrafi temelli federasyon sistemini geliştirdi. Suriye’de demokratik komünal anlamda birliği ön gördü. PYD atık milliyetçi bir muhtevadan çıkmıştır. Bu gerçeklik Rojava ve Kuzey Suriye’de karşılık buldu. Kanla ödenen büyük bedelle Kürtler ve diğer tüm farklılıklar birlikte Kuzey Suriye’de bu perspektif üzerinde önemli bir gelişme ortaya çıkardılar.
    Asıl önemli olan şey PYD’nin düşmanlık etmeden Rusya’nın etkisi altına girmemiş olmasıdır. Mevcut durumda ABD ve Avrupa’nın öncülüğünü yaptığı koalisyon güçlerine daha yakın durmaktadır. Rusya bu değişimden, tercihten korkuyor. Onun için basın üzerinden Bognadov’un yaptığı gibi Türkiye’ye mesajlar veriliyor. Çünkü Erdoğan yönetiminin Kürt siyaseti kaybetti. Bence Kürtler bu tür değerlendirmelere duygusal yaklaşmamalıdırlar. Rusya’nın yaptığı ve şirin görünen bu açıklamaya aldanmamak gerekir. Rusya olaya ciddi yaklaşmıyor. MSD ve QSD’yi bu toplantıya çağırmayarak kendi aralarında gerilim yaratmaya çalışıyor.
    Cenevre ve Astana’ya katılanlar çözüm projesine sahip olmadıklarından bu toplantılar sonuçsuz kaldı. Kuzey Suriye yönetimi Demokratik Federasyon projesini çözüm olarak sunuyor. Sizce Demokratik Federasyon projesi Suriye’de uygulanabilir mi?
    Biz 2013’te kurulduğumuzda herkesten önce federasyon projesini sunduk. Bu projemizi Rusya’ya da sunduk. Bu temelde Rusya’daki birinci ve ikinci görüşmelere çağırıldık. O açıdan bugün Kuzey Suriye’de bizim hayallerimizin gerçekleşiyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Biz bundan sonra da Suriye’de sorunların çözümünde olumlu yaklaşan tüm kesimlerle ilişki içinde olmaya devam edeceğiz. Bu proje başarıya ulaşacaktır. Çünkü bu projeye karşı çıkanlar ülkenin tüm zenginlik kaynaklarından halkı mahrum bırakarak, kendi denetimlerinde tutmak istiyorlar. Bu kesimle aynı zamanda Suriye’de farklılıkların siyasi haklarını, dil kültür haklarını da tanımak istemiyorlar. Onun için de bundan sonra sonuç almaları mümkün değildir.
    Biz halen işin başlangıcındayız. Herkesin çıkarlarının ortak yaşam projesinde olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Aynı devletin çatısı altında herkesin birbirine saygı gösterdiği, haklarını özgürce kullandığı, hırsızlık ve yolsuzluğun olmadığı bir yapı oluşturmak istiyoruz.
    ANHA

    Top News